Korece C1: İleri Akıcılık, Nüans, Akademik ve Profesyonel İfade
Eğitim İçeriği
01 · -기는커녕 — Bırakın…, Tam Tersine
Beklenen en düşük durumun bile gerçekleşmediğini, aksine zıt sonucun ortaya çıktığını güçlü biçimde ifade etmek.
02 · -기는 고사하고 — Bırakın…, Onu Geçtim
Bir hedefin gerçekleşmesinin çok ötesinde, daha temel bir şeyin bile mümkün olmadığını vurgulamak.
03 · -아/어 봤자 — Yapsan da Sonuç Değişmez
Bir eylem yapılsa bile beklenen yararın veya sonucun çıkmayacağını ifade etmek.
04 · -(으)나 마나 — Yapsan da Yapmasan da
Bir eylemin sonucunun zaten belli olduğunu ve yapılmasının pratikte fark yaratmayacağını ifade etmek.
05 · -(으)ㄹ망정 — En Azından / Olsa Olsa
Olumsuz bir durumu kabul ederek daha önemli bir ilke veya tercihten vazgeçilmeyeceğini güçlü biçimde belirtmek.
06 · -는 한이 있더라도 — Bedeli Olsa Bile
Bir sonucu elde etmek için ciddi bir bedel veya fedakârlığın bile göze alınabileceğini ifade etmek.
07 · -는 바람에 — Beklenmedik Olumsuz Sonuç
Kontrol dışı veya beklenmedik bir neden yüzünden olumsuz bir sonuç ortaya çıktığını ifade etmek.
08 · -느라(고) — Bir İşle Uğraşırken Başka Şeyi Yapamama
Bir eyleme zaman ve enerji harcandığı için başka bir eylemin aksadığını veya olumsuz sonuç çıktığını anlatmak.
09 · -(으)ㄴ/는 탓에 — Olumsuz Neden Atfetme
Olumsuz bir sonucun nedenini belirli bir kişi, durum veya etkene bağlamak.
10 · -기에 — Gerekçe ve Değerlendirme
Bir kararın, değerlendirmenin veya sonucun gerekçesini daha yazılı/nötr biçimde ifade etmek.
11 · -기 마련이다 — Doğal / Kaçınılmaz Eğilim
Belirli koşullarda bir sonucun doğal olarak ortaya çıkmasının beklendiğini ifade etmek.
12 · -기 십상이다 / -기 일쑤이다 — Sıkça Olumsuz Sonuç
Belirli koşullarda istenmeyen bir sonucun çok kolay veya sık ortaya çıktığını ifade etmek.
13 · -(으)ㄹ 턱이 없다 — Hiç Mümkün Değil
Mevcut bilgiye dayanarak bir olayın gerçekleşmesinin akla yatkın olmadığını güçlü biçimde ifade etmek.
14 · -(으)ㄹ 나위가 없다 — Daha İyisi Yok
Bir şeyin değerlendirme açısından bundan daha iyi olamayacak kadar uygun veya üstün olduğunu ifade etmek.
15 · -(으)ㄹ 따름이다 — Yalnızca / Başka Bir Şey Değil
Konuşanın yaptığı şeyin yalnızca belirtilen eylem veya tutumdan ibaret olduğunu daha yazılı biçimde ifade etmek.
16 · -(으)ㄹ 수밖에 없다 — Başka Çare Yok
Koşullar nedeniyle başka gerçekçi seçenek olmadığını ifade etmek.
17 · -지 않을 수 없다 — Kaçınılmaz Değerlendirme
Bir durum karşısında belirli bir düşünceye, duyguya veya sonuca ulaşmamanın mümkün olmadığını ifade etmek.
18 · -(으)ㄹ 만도 하다 — Anlaşılır / Makul
Bir kişinin davranışının veya duygusunun koşullar düşünüldüğünde anlaşılabilir olduğunu ifade etmek.
19 · -(으)ㅁ으로써 — Araç ve Yöntem
Bir eylemi gerçekleştirmenin hangi araç/yöntemle sonuca yol açtığını yazılı biçimde ifade etmek.
20 · -(으)ㅁ에 따라 — Değişime Paralel Sonuç
Bir değişim veya gelişmeye bağlı olarak başka bir sonucun da değiştiğini daha yazılı biçimde ifade etmek.
21 · -는 가운데 — Bir Durum Sürerken / Bağlam İçinde
Geniş bir durum devam ederken onun içinde gerçekleşen başka bir gelişmeyi yazılı biçimde anlatmak.
22 · -기에 앞서 — Öncesinde
Önemli bir eylem veya süreç başlamadan önce yapılması gereken hazırlığı resmî/yazılı biçimde ifade etmek.
23 · -(으)ㄴ 바 — Daha Önce Belirtilen / Gerçekleşen Husus
Önceden açıklanan veya gerçekleşen bir duruma yazılı/resmî metinde referans vermek.
24 · -는 데 그치지 않고 — Bununla Sınırlı Kalmayıp
Bir etkinin yalnız belirtilen alanda kalmadığını, başka alanlara da genişlediğini ifade etmek.
25 · 완곡한 요청 — 부탁드리다・검토해 주시면 감사하겠습니다
Profesyonel bağlamda doğrudan emir vermeden açık ve nazik talep oluşturmak.
26 · 책임 있는 사과 — 사과 + 확인된 사실 + 조치
Profesyonel özürde sorumluluğu gizlemeden, doğrulanmış durum ve sonraki adımı net biçimde iletmek.
27 · Diplomatik İtiraz — 전적으로 동의하기는 어렵다
Karşı görüşü küçümsemeden, kısmi kabul ve gerekçeli itiraz ifade etmek.
28 · 회의 개입 — Söz Alma, Yönlendirme, Toparlama
Toplantıda nazikçe söze girme, konuyu yönlendirme ve sonucu özetleme.
29 · 협상 — Şartlı Taviz ve Çerçeveleme
Müzakerede koşullu taviz, karşı teklif ve ortak zemini profesyonel biçimde ifade etmek.
30 · Profesyonel E-posta — Nüanslı ve Yoğun Yazışma
Amaç, arka plan, talep, gerekçe ve kapanışı kısa ama profesyonel Korece e-postada birleştirmek.
31 · 입장을 밝히다・견해를 제시하다・주장을 펴다
Görüş, pozisyon ve iddiayı farklı resmiyet ve güç derecelerinde ifade eden doğal collocationları ayırt etmek.
32 · 우려를 표하다・문제를 제기하다・쟁점이 되다
Kaygı belirtme, sorun gündeme getirme ve bir konunun tartışma başlığına dönüşmesini doğal collocationlarla anlatmak.
33 · 방안을 마련하다・조치를 취하다・대책을 세우다
Sorun çözme dilinde plan, önlem ve uygulamaya dönük farklı collocationları seçmek.
34 · 논란을 빚다・반발을 사다・비판을 받다
Bir karar veya olayın toplumsal tepki doğurmasını farklı yoğunluklarda ifade etmek.
35 · 합의를 도출하다・결론에 이르다・타협점을 찾다
Tartışma ve müzakere sonucunda uzlaşı veya karar noktasına gelmeyi ifade etmek.
36 · 주장을 뒷받침하다・근거가 부족하다・설득력이 있다
Bir tezin ne kadar güçlü desteklendiğini değerlendiren akademik ve analitik collocationları kullanmak.
37 · -는 것으로 나타나다
Araştırma, veri veya gözlem sonucunu kişisel yorumdan ayırarak nötr biçimde sunmak.
38 · -는 것으로 보이다 / 추정되다
Veriye dayalı ama kesin olmayan değerlendirme veya tahmini daha akademik ve mesafeli biçimde ifade etmek.
39 · 시사하다・의미하다・보여 주다 — Sonuç Yorumlama
Bir veri veya bulgunun neye işaret ettiğini farklı akademik fiillerle anlatmak.
40 · 지적되다・제기되다・언급되다
Akademik veya rapor dilinde eleştiri, sorun ve konu aktarımını pasif/nötr biçimde ifade etmek.
41 · -에 주목할 필요가 있다 / 고려할 필요가 있다
Bir analizde hangi hususun önemli olduğunu doğrudan ama ölçülü biçimde vurgulamak.
42 · Akademik Paragraf — Bulgular, Sınırlılık, Yorum
Kısa akademik paragrafta bulgu, sınırlılık, yorum ve ihtiyatlı sonuç oluşturmak.
43 · 논증 구조 — 주장・근거・예외
Bir tezi gerekçe, örnek, sınır ve istisnayla daha olgun biçimde savunmak.
44 · 상관관계와 인과관계 — Korelasyon ve Nedensellik
İki değişken birlikte değiştiğinde bunun otomatik olarak nedensellik anlamına gelmediğini Korece açıklamak.
45 · 표본・편향・일반화 — Örneklem ve Bias
Bir araştırmanın örneklemi, temsil gücü ve aşırı genelleme riskini değerlendirmek.
46 · 프레이밍 — Aynı Olgunun Farklı Sunumu
Aynı gerçek veya verinin hangi sözcüklerle çerçevelendiğine göre algının değişebileceğini analiz etmek.
47 · 두 자료를 비교해 종합하다 — Kaynak Sentezi
İki farklı kaynağın ortak ve farklı noktalarını karşılaştırarak kendi sentezini oluşturmak.
48 · 미디어 분석 — 사실・해석・추정
Bir haber veya yorum metninde olgu, yorum ve tahmini sistematik biçimde ayırmak.
49 · 프로젝트 위기관리 — Kök Neden ve Öncelik
Proje krizinde belirtiler, kök neden, etki, öncelik ve sonraki adımı yapılandırılmış biçimde anlatmak.
50 · 기술 지원 — 재현 조건, 로그, 원인 가설
Teknik sorunu yeniden üretme koşulu, kayıt/log ve olası nedenlerle açıklamak.
51 · 고객 에스컬레이션 — Şikâyet Büyüdüğünde Yönetim
Tekrarlayan veya büyüyen müşteri şikâyetinde sorumluluk, durum güncellemesi ve çözüm zamanı vermek.
52 · 계약・정책 조건 설명 — Hukuki Tavsiye Vermeden Dil
Sözleşme veya politika metnindeki süre, şart, istisna ve yükümlülüğü yalnız dil düzeyinde açıklamak.
53 · 안전한 건강 의사소통 — Ayrıntılı Semptom ve Belirsizlik
Belirti, süre, değişim, günlük etki ve belirsizliği yalnız iletişim amacıyla ayrıntılı ifade etmek.
54 · 사회・조직 변화 — Nüanslı Görüş ve Etki
Teknoloji, iş kültürü, eğitim veya şehirleşme gibi konularda çok boyutlu değerlendirme yapmak.
55 · C1 Okuma I — Uzun Analitik Metin
Uzun analitik metinde ana tez, alt tez, kaynak, karşı görüş, concession ve sonuç örgüsünü takip etmek.
56 · C1 Okuma II — Rapor / Akademik / Profesyonel Tür
Rapor, araştırma özeti ve profesyonel metinde bulgu, sınırlılık, öneri ve eylem maddelerini ayırt etmek.
57 · C1 Dinleme — Uzun Röportaj / Panel Hedefi
Uzun konuşmada konuşmacıların pozisyon, gerekçe, itiraz, düzeltme ve ortak noktasını yapılandırılmış notla takip etmek.
58 · C1 Yazma — 500–700 Karakterlik Analitik Yazı
Tez, kaynaklı bilgi, karşı görüş, sentez ve ihtiyatlı sonuç içeren gelişmiş bağlantılı metin yazmak.
59 · C1 Konuşma — 10–12 Dakikalık Sunum / Savunma Hedefi
Soyut veya profesyonel konuda yapılandırılmış sunum yapmak, itirazı yanıtlamak ve görüşü yeniden çerçevelemek.
60 · Korece C1 Büyük Final ve C2 Köprüsü
İleri gramer, profesyonel register, akademik dil, collocation, medya okuryazarlığı, kaynak sentezi ve dört beceriyi entegre etmek.